Sosyal Medyada Sayıların Bitmeyen Enflasyonu
Tarih: 12 Aralık 2011 | Can Sungur | Kategori: Genel | Etiketler: iletişim, pazarlama, sosyal medya | Yorum Yazın! »
Sosyal medyanın gelişi ile aslında bize bir şey ifade etmeyen, ancak paylaştığımızda diğer insanlara bir şeyler ifade edeceğini umduğumuz sayılar doldurdu hayatımızı.
–
İşin özüne indiğimizde hepimiz reklamcıyız.
Eskiden – ki eskiden dediğim 4 yıl kadar önce- internette ölçümleme ve sayılar denildiğinde “hit, click, bounce rate, unique visitor” gibi sayılara bakarak anlamlar çıkartmaya çalışırdık. Kaç kişi gelmiş, kaçı tekrar gelmiş, gelen ne yapmış, ne olmuş da ne yapmış?
Sonra “Content is king” yayıldı. “Sayılara bakmaya bırakın, içeriğiniz güzel olursa insanlar zaten gelir” diyordu bu optimist yaklaşım.
–
Dediğim gibi, sosyal medyanın gelişi ile insanlara bir şeyler ifade edeceğini umduğumuz sayılar doldurdu dünyamızı.
Efendim, radyonun 18 milyon kişiye ulaşması 40 yıl sürmüş, Facebook ise bu sayıya 2 yılda ulaşmış. Oradan sonra Google+ bir haftada 54 milyon kişiye ulaşmış.
Efendim, eğer bir dakikada atılan Tweet mesajlarını yan yana koyacak olursak, dünyanın çevresinde iki tur atıyormuş.
Efendim, her blog sahibi bir parke taşı boyunda olsa, hepsinin toplamı San Fransisco’nun alanı kadar olurmuş.
Efendim, Facebook’a her gün giren insan sayısı, her gün metroyla evine dönen insan sayısının 12 katıymış.
Efendim, LinkedIn üyesi olan herkes el ele tutuşsa, yarısının kendi iş tanımlarını kendilerinin seçtiği anlaşılırmış!
–
Sonra elbette sektör serpildikçe, başarıyı gösteren sayılar hızla harcanmaya başladı. Benim yazımın başlığını oluşturan bitmeyen enflasyon da bu:
Görüntülenme önemli! Hayır, takipçi sayısı önemli! Takipçi sayısını bırakın, artık etkileşim oranı diye bir şey var, ondan haber verin! Onu da bırakın, uygulamaları aktif kaç kişi kullanıyor?
Yok canım, Klout diye bir internet sitesi varmış, orada yazan sayı önemli! Hayır yahu, SocialBakers diye bir site var, asıl sayılar orada!
Hepsini bir kenara bırakın, viral videomuzu kaç kişi izlemiş? Kaç kere paylaşmışlar peki?
Bunun da ötesinde, sayfamızın hayran kazanma oranının, reklamların tıklanma oranına bağlı bir çizelgesini hazırlayıp, pik noktalarda içerik erişimlerini analiz edebilir misiniz?!!
–
Sosyal medya dünyası; şeffaflığın, samimiyetin, hızlı iletişimin dünyası olmaktan çıkmaya başladı.
İletişimi artış gösteren grafikler, yükselen oklar, pozitif/negatif oranları gibi şeylerin raporlandığı birer dosyaya indirgeyemezsiniz.
Determinist olmaya çalıştığınız dünyaya yaklaştıkça, daha yükselen çizgiler, daha yükseğe giden oklar görmek için, insanlara insanların istediklerini vereceksiniz.
Oysa insanlar sizi siz olduğunuz için, ürünlerinizi ise kaliteleri ve deneyimi için, markanızı ise hissettirdikleri için seviyor.
–
Yüzlerce yıllık bir süreden sonra insanlara insanların istediklerini değil, kendi istediklerimizi doğru şekilde vermeyi öğrendiğimizde adına pazarlama ve satış dedik, üzerine zeki fikirler geliştirip reklamcılık dedik, okullarını açtık.
Sosyal medyanın ve sosyal medyacıların her şeye baştan başladıklarını görmek üzücü oluyor.
–
2012′de sosyal medya varlıklarınız ne işinize yarayacak, karar verdiniz mi?
Size doğrudan fayda sağlayan sayılar nedir? Ziyaretçi? Takipçi? Satış? Sosyal medyanın bu yöndeki etkilerini analiz etmeye çalışıyor musunuz?
Strateji güzel bir kelime.
Sevgiler,
Can Sungur
12.12.2011
http://www.twitter.com/cansungur

